Tesbit edildiği kadarıyla ilk çağlardan itibaren Anadolu’da önemli bir yerleşim merkezi olan Sivas, XI. Yüzyılın son çeyreğinden itibaren Romalılardan Selçuklulara geçmiş ve Selçuklular döneminde altın çağını yaşamıştır. Selçuklu sanatının en güzel eserlerini oluşturan medreseleri, tıp siteleri, hamamları ve sosyal yardım kuruluşları ile Selçuklu sultanlarına, Konya ve Kayseri’den sonra ikinci bir başkent olmuştur.
O dönemde Anadolu’ya genel olarak bakılacak olursa, XIII. yüzyılın başlarına kadar Anadolu’da sanat ve ticaretin büyük bir kısmının, yerli ve Müslüman olmayan halkın elinde olduğu görülür. Askeri güç üstünlüğüne dayanarak yönetimi elinde tutan Türklerin, bu durumlarını koruyup sürdürebilmeleri için ekonomik dengeyi de sağlayıp bu alanda da etkili olmaları gerekiyordu. Bunun için, önce ticaret ve sanatı geliştirip kalite ve fiyat kontrolünü etkin olarak sağlamaları şarttı. İşte Sivas, Ahilik teşkilatı açısından o dönemde alt yapısı uygun olan en iyi yerleşim birimlerinden birisi idi.
Yazar: Ahmet GÖKBEL