AYYÂRÛN VS. AHDÂS VS. AHİLİK -ÜÇ FARKLI TİP MESLEKİ ÖRGÜTLENMENİN KARŞILAŞTIRILMASI-

AYYARUN VS. AHDAS VS. AHIS COMPARISON OF THREE DIFFERENT TYPES OF PROFESSIONAL ORGANIZATIONS

Özet

Abbasî Halîfeliği’nin tamamen ortadan kalkmasına dek Bağdat’ta çıkan karışıklıkların çoğunda parmağı bulunan ayyarûn ve şuttâr olayları, aslında halk hareketi diye nitelendirebileceğimiz hareketin bir parçasıydı. Mesleki değil, halktan insanlar tarafından oluşturulan, ama içlerinde çok sayıda esnaf ve sanatkârın da bulunduğu bir oluşumdu. Dolayısıyla üyelerinin çoğu bir meslek sahibiydi ama örgüt, bir meslek örgütü değildi. Bir yanda esnaf örgütleri, diğer tarafta fütüvvet ehli vardı (üyelerinin çoğu aynı kişiler olsa da). Aslında büyük sermaye sahiplerine (büyük tüccarlar, üst düzey memurlar vs.) karşı bir duruş sergileyen anti-tüccar örgütlenmeydi. Halîfe Nâsır tarafından fütüvvet kurumu şeklinde kurumsallaştırılan ve güçlendiren bu oluşumun fakire, kadına, zayıflara ilişmemek, hatta onları korumak vs. gibi ahlaki ilkeleri vardı ve onlar, şehir dışında iken yalnız gezen bir şövalye, savaş meydanlarında iken en ön saflarda düş- manla vuruşan bir gönüllü, büyük şehirde (Bağdat) ise sermayedarlarla, tüccarlarla ve otoritenin temsilcisi olan zabıta kuvvetleriyle sık sık çatışan gangster idiler. Ayyâr hareketinin Suriye ve Güneydoğu Anadolu’daki kar- şılığı ahdâs hareketi idi. Gençlik hareketi diyebileceğimiz bu oluşum da zaman zaman siyasi otoritelere karşı hasmâne bir tavır içerisinde olmuştur. Ahdâs hareketi ile ilgili ilginç bir nokta, Ortaçağ’ın belli dönemlerinde, bazı şehirlerde hâkimiyeti kısa bir süreliğine de olsa ele geçiren ailelerin bu oluşumunun mensupları olmasıdır.
Anadolu’daki ahi hareketi de ayyâr ve ahdâs hareketlerine örgütlenme, sosyal ve mistik karakter ile yarı-askeri yapılanması yönleriyle benziyordu. Ancak bir isyan durumunun olmaması, ahiliği onlardan ayırıyordu. Ayrıca ahilik, her şeyden önce bir meslek kuruluşuydu. Aslında Anadolu Selçukluları döneminde de mevcut olan ahi örgütlenmesi, Moğol hâkimiyeti ve sonrasındaki Beylikler döneminde, bütün gücüyle gün ışığına çıkacaktı. İbn Battuta, 1333 yılında Anadolu’ya geldiğinde ahilerin şehir hayatında nasıl mühim bir yere sahip olduklarını görmüştü. O, Aksaray, Niğde, Kayseri gibi şehirlerde hükümdar bulunmadığı dönemlerde ahilerin idareyi ellerine aldıklarından bahsetmektedir. 14. yüzyılın siyasi yokluk dönemi Ankara’sında da bir çeşit Ahi Cumhuriyeti vardı.

Anahtar Sözcükler: Ayyâr, Ahdâs, Ahilik, Ortaçağ, Esnaf Örgütleri.

Abstract

Ayyarûn and şuttâr incidents, which is had a hand in disturbances in Baghdad until the end of the Abbasid Dynasty, could be considered as a part of civil commotions. It is formed from common people, not from businessman, but there were many tradesman and craftsman in formation. Therefore most of the members were professionals but the organization was not a professional organization. On one side were tradesman organizations
and on the other side were people of fütüvvet (goodwill) (Although most of
the members were the same people). In fact, it was an anti-trader organization that stood up against big capital owners (big traders, senior civil servants, etc.). This formation, which institutionalized and strengthened in the form of the institution of fütüvvet by Caliph Nâsır, had moral principles such as being attached to the poor, the woman, the weak, etc. and they were a lone knight while outside of the city, a volunteer in the battlefields who hit the enemy in the forefront and gangsters who often clashed with martial law forces who were representatives of the capitalists, merchants and authorities in the big city (Baghdad). The Ahdâs movement in Syria and Southeast Anatolia was equivelant of Ayyâr movement. This formation, which we can call the youth movement, has always been a hostile attitude towards political authorities. An interesting point about the Ahdâs movement is that in some periods of the Mediaval, in some cities, the families who took over the dominance for a short period of time are members of this formation.
The ahi movement in Anatolia also resembled the organizational, social and mystical character of the ayyâr and ahdâs movements and their semi-military structuring. But the fact that there was not a rebellion situation separated the ahi-order from them. Besides, ahi-order was a professional organization before anything else. In fact, the ahi organization, which was also present during the Anatolian Seljuk period, would emerge with all the power in the period of Mongol domination and period of beyliks. When he arrived in Anatolia in 1333, Ibn Battuta saw how important place the ahis had in the city life. He mentions that in the cities such as Aksaray, Niğde, Kayseri, ahis were the managers when there was no rulers. There was also a kind of Ahi Republic in Ankara during the period of political deprivation of the 14th century.

Keywords: Ayyâr, Ahdâs, Ahi-order, Medieval, Tradesman Organizations.

Yazar: Dr. Öğr. Üyesi Ahmet N. ÖZDAL

Yıl: 2018
İlgili Dosyalar