AHİLİK VE GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’Sİ: DEĞER FELSEFESİ BAĞLAMLI BİR MUKAYESE

ÖZET
Ahilik üzerine hem biz de hem de batıda birçok araştırma yapılmıştır. 2018 Türkiye’sine geldiğimizde Ahilik teşkilatının hâlâ ilgi çektiği dikkat çekmektedir. Ahilik ne olduğu konusunda yapılmış olan çalışmaları ve öne sürülen düşünceleri sayıp dökmek, büyük zaman alır. Bu nedenle tarihi olmuş bitmişlikten öte, elbette Ahilik teşkilatının ne olduğu meselesi mümkün olduğunca ortaya konulduktan sonra, günümüz sorunlarını çözmeye çalışırken nasıl bir katkısı olabileceği tartışılmalıdır. Dikkat çeken tarihi bilgi olarak ulaşılabilen kaynakların -mesela fütüvvet namelerin- büyük bir gayret ve özveriyle gün yüzüne çıkarıldığıdır. Bu, büyük bir hizmettir. Ancak atılması gereken ikinci adım, elde edilen bilgilerin bu günün Türkiye’sinde bir karşılığının olup olmadığının sorgulanmasıdır. Özellikle Ahilik teşkilatlarının can damarı olan, lakin günümüz dünyasında kaybolmaya yüz tutan, fikri ve ahlaki ilkelerin yeniden hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olması nasıl sağlanabilecektir? Yönelttiğimiz suale birçok yönden cevaplar verilebilir. Biz bildirimizde öncelikle Ahi teşkilatlarının hangi durumlarda sahip oldukları –ahlaki- vasıfları kaybettikleri gerçeğini teşrih masasına yatırarak, özellikle günümüzdeki çelişkili yapıya dikkat çekeceğiz. Ardından karşı karşıya kalınan trajik manzarayı yönelttiğimiz suale değerler bağlamında felsefi bir cevap arayacağız.
Teşrih masasına yatıracağımız dün ile bugünü karşı karşıya getiren çelişkili durum şudur: Oldukça eski bir fütüvvet nameye göre “Ahiye ve Şey- he gerektir ki, beyler kapısına varmaya, belki padişahlar ve beyler Ahinin ve Şeyhin adını bilmeyeler. Kim beyler katına gire, kimseye şefaat eyleye. Ol haramzadedir.” Ahiliğin siyasi erkânla nasıl ilişki halinde olması gerektiğini söyleyen bu ilkenin günümüz Türkiye’sinde bir karşılığıyoktur. Bu durumda Ahilik yeniden ihya edilmek istenirken söz konusu çelişkiden kurtulmak elzemdir. Ama bu nasıl mümkün olacak?
Tarihi gerçeklik: Ahiler, devletin en güçlü olduğu ve devletin himayesine girdikleri dönemlerde bileahlaki vasıflarını korumuşlar, ilkelerinden taviz vermemişlerdir. Ancak, günümüz itibariyle ölü bir teşkilattırlar.İmrendiğimiz erdemlerle hareket etmeye çalışmalarına rağmen, yok olmaktan kurtulamamışlardı. Bu ise, trajikolan taraftır.
Anahtar Kelimeler: Ahilik, değer, fütüvvetnâme, Şecerenâme, günümüz Türkiye’si.
 

Yazar: Prof. Dr. Süleyman DÖNMEZ
Sempozyum Adı: Uluslararası Ahilikte İş ve Ticaret Ahlakı Sempozyumu
Yıl: 2018
İlgili Dosyalar